16 Haziran 2008 Pazartesi

Yaradılış

Yaradılış öyküsüne göre herşey bir gün bir patlama ile başlar. Ertesi gün Dünya doğar. Ve çeşitli yaşam formları Dünya yüzeyini doldurur. Tanrı, oğlu Juno’yu kullarına hizmet etmesi için Dünya’ya gönderir. Juno, ormandan elde ettiği maddeleri kullanarak, içinde yaşayabileceği bir kule yapar. Kule o kadar yüksektir ki; bulutlara kadar uzanır. Bu kuleye Juno Kulesi (Juno Tower), kulenin yapıldığı malzemelerin alndığı ormana da Juno Ormanı (Juno Forest) adı verilir.





Zaman geçer, okyanuslar dağlara döner. Yeryüzündeki canlılar gözünü Cennet’e diker. Günahların en büyüğü olan “gurur” etkisi altında demirden Biolith makineleri yaparak Tanrılarla savaşa tutuşurlar. Scion isminde bir genç, Tanrılara karşı devasa bir Biolith ordusunu yönetir. Tanrı, oğlu Juno’ya kullarını cezalandırmasını söyleyene kadar, savaş tüm dehşetiyle devam eder. Juno, bir şarkı söylemeye başlar ve tüm Biolith ordusu paslanarak işlemez hale gelir. Juno, ayağını yere öyle vurur ki; tüm paslanmış Biolith ordusu toza dönüşür. Scion ise bir dağın zirvesine kaçar ve kendini kızgın lavlara atar.

Zaman geçer, okyanuslar dağlara döner. Yeryüzü canlıları tekrar çoğalır, yeryüzüne dağılır ve gurur bir kez daha dizginleri ele geçirdiğinde, Juno Kulesinde dört Aziz doğar. İlki, Aziz Dhees, eline ateşi alır ve kuzey kıtasına doğru yola çıkar. İkincisi, Aziz Toritona, eline bir su testisi alır ve kuzey burnuna yola çıkar. Üçüncüsü, Aziz Val na Vos, sırtında ağır bir kaya taşıyarak doğuya doğru yola çıkar. Dördüncüsü, Aziz Til Vorg, bir çimen tomurcuğunu çiğneyerek güneye doğru yola çıkar. Ve bu azizlerin çocukları, gittikleri topraklarda yeni güçlü ırkların ataları olurlar.

Görevini tamamlayan dört aziz, Juno Kulesine geri dönerler. Geride bıraktıkları çocukları, onların kurallarına harfiyen uyarlar. İnsanlık, eşi benzeri görülmemiş bir çoğalmayla, yeryüzünü doldurur. Ne yazık ki, geçmişten ders alınmamıştır, gurur ve aç gözlülük dört kıtaya da yayılır. Dört ulus, sonu gelmez savaşlarla birbirine üstün olmaya çabalar.

Birgün, sonbahar gökyüzü yırtılır ve uğursuz mekanik bir kale bu yarıktan Dünya’ya gelir. Bu, makinelerin uçan kalesidir ve paslanmış, çürümüş Biolithlerin üzerinden geçerken Biolithler, birer birer tekrar canlanırlar. Böylece canlılar üzerine hem karadan hem de gökyüzünden yeni bir akın başlar.

Bu yeni saldırı ile dört ulus kaosa sürüklenir. Ateş ulusu Biolithler tarafından yutulur, Su ulusu, Biolithleri yatıştımaya çabalar ve Toprak ulusu yokoloşun sınırına sürüklenir. Daha sonra Seer Vizak Tahta ulusunun dini liderinin karşısına bir mesajla çıkar. Bu mesaja dayanarak, dini lider bir büyücüyü Edgeworth Burnuna davet eder ve Biolith Kalesini yoketmesi için yalvarır. Seçilen büyücü, kıyameti yaşamış kahramanları tekrar biraraya getirebilmek için Juno Kulesine doğru yola çıkar.

7 Haziran 2008 Cumartesi

En Küçük EoJ Oyuncusu

Ne demişler, ağaç yaşken eğilir. Bir buçuk aylık kızım Defne de ilk EoJ derslerini babasından alıyor.