
Hepimiz küçüklüğümüzde küçük plastik askerlerle oynamışızdır. Benim neredeyse bir ordum vardı. Keşke onları saklayabilseydim. Onları iki gruba ayırır, yastıkları yere serer, yastıkların üzerine örttüğüm bir battaniyeye kıvrımlar vererek vadiler, tepeler oluşturur, askerlerimi savaştırırdım. Tabi hiçbir kural yoktu, hangi asker diğerini daha önce görürse galip gelirdi. Kuralların önemi de yoktu, önemli olan benim hayal dünyamda yaşadıklarımdı. Büyüyünce, çocukluğumda yaptıklarımı bazı erişkinlerin hala yapmaya devam ettiklerini gördüm. Plastik veya metal minik asker figürlerini alıp, evler, ağaçlar, tepelerden oluşan harika masaüstü ortamlarında saatler süren savaşları oynadıklarını gördüm. Çocukluğumda içimde yanan ateş tekrar uyandı.
Bazıları işi daha da ileri götürüp kendi minik askerlerini kendileri yapmaktaydı. Heykeltraşlar kadar yetenekli minyatür sanatçıları gördüm. Yurtdışından aldığım dergilerde ciddi alışverişlerin döndüğü oldukça büyük bir pazar, büyük bir sektör olduğunu gördüm. Tarihçiler kadar ciddi araştırmalar yapan amatör minyatürcüler, tarihsel dönemlerde bir askerin nasıl görünmesi gerektiğini en ince ayrıntılarına kadar ortaya döküp, meraklılarına bu minyatürleri satmaktaydılar.
Ciddi olarak içine hiç girmediğim, hep kenarda durup seyretttiğim tüm bu süreç boyunca bir şeyi farkettim. Çeşitli “genre”lar oluşmuştu. Napolyon dönemi, ikinci dünya savaşı, birinci dünya savaşı vb dönemlerine ait minyatürler ve savaş kuralları kendi meraklılarının takibindeydi. Fakat bu koca dünyada bize ait neredeyse hiçbir şey yoktu. Sadece bir kez bir dergide, malazgirt savaşının masaüstünde figürlerle oynananarak yeniden canlandırıldıği bir savaş raporunu okuduğumu hatırlarım.
Oysa 600 yıllık Osmanlı dönemi, Kurtuluş savaşı, muazzam altyapıları olan dönem ve “genre” lardır. İsterdim ki, Osmanlının askerlerinden oluşan ordularla eski savaşlar yeniden canlandırılsın. O dergilerde osmanlının figürlerini satan ilanlar olsun. Ama yoktu.
Uzun zamandır ilgilenmediğim bu alanda ülkemizde güzel gelişmeler oduğunu öğrendim. Ankarada yaşayanlar, maketçiliği ve savaş tarihi araştırmalarını tutkusu haline getiren, bu alanda kitaplar yazan Abdullah Turhal'ın 05.03.2011 tarihinde Tunalı Hilmi'de açtığı yeni mekanı ALTAR'ı ziyaret edebilirler. Gidenler, tüm ölçeklerde maketleri, minyatür figürleri, askeri tarih kitaplarını ve diorama aksesuarlarını bulabilirler.
www.altarmodeling.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder